Yazı Detayı
21 Eylül 2022 - Çarşamba 13:11 Bu yazı 536 kez okundu
 
EYCE İLE GEÇEN 22 YIL…
RESMİYE ÖZEL
 
 

EYCE İLE GEÇEN 22 YIL…

Çocukluğumda onun için Komünist Eyce diye söz ederlerdi çocuk aklımca korkardım komünistlikten. Neciydi ki komünistlik. Aradan yıllar geçti ve komünist Eyce ile yollarımız birleşti tam 22 yıl birlikte çalıştık verimli dolu dolu aktif üretilerek geçen yıllar. Şimdi onun ardından onun için neler yazılmaz ki!

Ölmeden bir hafta önce ziyaretine gittiğimde zor konuşuyordu artık oda biliyor diki yolun sonu görünüyor. Ölüm döşeğinde yazmakta olduğu kitabın düzeltmelerini yaptık bazı eklemeler yaptık son kez birlikte çalıştık. Ölüm döşeğinde yine üretmekten yanaydı Taşucuna bir barış simgesi heykel yaptıramadım bu eksik kaldı dedi. O ki 68 yılında çıplak bir denizkızı heykelini cesurca Taşucu’na yaptıran kişidir. Liman karşısına Akdeniz Fokunu yaptıran yine Balıkçı Kooperatifin duvarına kadın erkek el ele çalışan rölyef figürü yaptırmıştır. Ölümsüzlüğü keşfetmişti Eyce. Bu gün Dünyanın En zengin Amphora müzesinin kurucusu ve koleksiyonun sahibi idi.

EYCE VE TEZGAHLAR

Eyce, 1936 yılında Taşucu’nda doğdu zengin bir ailenin tek erkek çocuğu. Kıtlık yılları evdeki ekmekleri gizlice fakir arkadaşlarına dağıtarak ilk komünistlik işlerine başlamış. Okul yıllarında arkadaşlarıyla piyesler oynayıp gösteriler hazırlamışlar. O yıllarda sanata eğilimi vardır Eyce’nin. Eyce babasını çok küçük yaşta kaybediyor aile varlıklı bir aile amca var işin başında amcası bir gün hacca gitmeye karar veriyor lakin dini kural gereği yetim Arslan’a soruyor oğlum benden bir isteğin var mı diye? Çocuk Eyce amcasından bir çeşme yaptırmasını istiyor dedim ya daha çocuk iken paylaşmayı hizmeti biliyor.

Yıl 1958, Eyce Akdere Köyünde 60 kadar genç kız ile halı tezgahı kurarak halı dokutmaya başlar. Köydeki kızlar o kadar fakirler ki ayakları çıplak gezmekteler Eyce her genç kızın ayağına nalın alıp hediye ediyor. Isparta’dan halı dokuma ustası getirtip bu köylü kızlara dokumayı öğretiyor, açtığı halı atölyesi kısa zamanda Türkiye nin en modern halı fabrikası haline geliyor. Bu tezgahlarda 50-60 civarında köy kızı çalışıyor, ayda 150 metrekare Isparta tipi halı imal ediliyordu. Bu halı tezgahları çok büyük ilgi görerek yüksek düzeyde bakan, meclis başkanı, vali ve halkın ilgisini çekmiş o yıllarda Akdere köyü bu konuda ün kazanmıştır.   Akdere gibi çok fakir bir köyde böylesi bir iş istihdamı müthiş bir proje ve Eyce henüz 22 yaşında “Arslan Eyce köy gençlerine kitap okutarak onları komünist yapıyor diye köyün gericileriyle mücadele ediyordu.

RUMLARIN TERK ETMESİ VE TAŞUCU’NUN EKONOMİSİ

Eşi Leyla Hanımla 1962 yılında büyük bir aşk ile evlenirler bu evlilikten Nuran, Mustafa, Esma olur. Ayrıca Gülten de manevi evlatlarıdır.

Rumların Taşucu’nu terk etmesi ile Taşucu’nun ekonomisinde ciddi bir çöküntünün meydana getirdiği yoksulluk karşımıza çıkıyor. Taşucu halkının % 70 topraksız,  %30’u az çok toprak sahibi iken kasabadaki Hacı Paşa olarak bilinen kişi toprağın %60’na sahip bulunuyordu. Bu durum karşısında topraksız köylünün tamamına yakını toprak sahipleriyle yarıcı olarak toprağı işleyip kazanç sağlamaya çalışırken, diğer kesim hamallık yapanlar ise, Rum tüccarların gitmesiyle birlikte işlerinden olmuşlardı. Hamalların bir kısmı balık avcılığına yöneldi. O zamanlar yelkenli tekneler ve kürekle balık avcılığı ile balıkçılık yapılırdı ancak hamallıktan balıkçılığa geçen bu insanların bir kısmı dinamitle balık avlamayı seçince, ellerinde patlayan dinamitler kimimi kolundan, kimini ise gözünden etmişti.

Zaman içerisinde motorlu kayıkların çıkması ile borç harç motorlu kayık alarak çalışmaya başlamışlardı. Tüm bunlara rağmen Taşucu Halkının çok büyük bir bölümü yoksulluk ve sefaletin kucağına düşmüştü. Eyce’nin çocukluk ve gençlik yılarında yaşadığı kasaba (Taşucu) bu durumda idi.

Büyük Önder Atatürk 1936 yılında Silifke’de 30 köylüyle kendisinin de 1 Nolu ortak olduğu Silifke Tekir Çiftliği Tarım Kredi Kooperatifini kurarak kooperatifçilikte öncülük yapmış, bu hareketle milletin efendisi köylü olacaktır demiştir. Atatürk’ün bu sözünü kendine rehber edinen Eyce, Taşucu’nda balıkçıları örgütleyerek Taşucu Balıkcılık Kooperatifini kurar. Halka yaptığı çağrı şöyledir:

“Senelerdir sahipsizliğinin çilesini çekersin, fırtınada, yağmurda yuvandan uzakta gece gündüz çalışır, tuttuğun balığı en ucuza satarsın.

Hastalanırsın bakanın yok, sandalın parçalanır yaptıran yok.

Taşucu Deniz Ürünleri İstihsal, Yardımlaşma ve Satış Kooperatifi, senin bütün çile ve ıstırabına son verecektir.”

Arslan Eyce…

KOMÜNİST EYCE

Yıllarca emeği sömürülmüş, dışlanmış, hor görülmüş, bu balıkçılar alt yapısı olmayan, dört motorlu tekne, 4-5 yelkenli ile kurdukları kooperatif ile ekonomik özgürlüğe ulaşacakları inancı ile yola çıkarlar.

Taşucu’nun tarihi burada değişir. Arslan Eyce Taşucu balıkçılık kooperatifini kurarak bütün ülkeye başarısından söz ettirmiş, fakir, yoksul, çaresiz olan balıkçılar arasında birlik ve beraberliği sağlayarak balıkçılara ve ekonomizme büyük katkı sağlamıştır. Zavallı yoksul balıkçılar tefecinin ve kabzımalın elinden kurtularak, balığını kooperatife veriyor parasını alıyordu. Tabiî ki bu durum bazılarının hoşuna gitmiyordu. “Eyce yine komünist işler peşinde” diye dedikodular yayılıyordu...

Eyce’nin derdi, fakir fukara balıkçılardı. Balıkçıların rızkına sahip çıkarken iftiralar bitmiyordu. Bu kez de Silifke Cumhuriyet Savcılığı’na yapılan şikâyet üzerine iki polis, Silifke’deki iş yerine geliyor ve polisler Eyce’yi toplum içinde küçük düşürmek için çarşı içinden savcılığa götürüyor…

NE NUTUK AMA!

Savcının karşısına çıkan Eyce’ye savcı sorar:

“Sen komünizm propagandası yapmışsın? Kooperatif binasının ön cephesi ile kasaba meydanında bez üzerine yazdığınız yazılarda; ‘Emek birleşmese özgürlük olmaz. Kooperatif kur sefaletten kurtul yazılmış’ bunlar için ne diyorsun?” diye sorar.

Eyce cevap olarak; “Evet bu yazıları yazdık, bu sözler Atatürk’e ait olduğu için yazmıştık ve Atatürk’ün bu sözlerini Büyük Nutuk kitabından almıştık” açıklamasının üzerine; Savcı bu sözlerin Atatürk’e ait olup olmadığını inceledikten sonra karar vereceğim” der ve Eyce’yi serbest bırakır.

Oysa ki büyük Nutuk da böyle bir yazı yoktur!..

Eyce’nin örgütlediği balıkçılarla olan öyküsünde beni en çok heyecanlandıran bölümü şöyledir. Kooperatifi kurmuşlar ama hepsi baldırı çıplak balıkçı. Balıkçıya trol lazım, tekne lazım, motor lazım! Ne yapacaklar? Bankadan kooperatif olarak kredi alacaklar. Bankaya gitmeden bir gün öncesi tüm balıkçıları örgütler Eyce.

“Yol arkadaşlarım, bildiğiniz gibi sizlere, kooperatife kredi imkânı yaratıp, ekmek kapınız olacak tekne ve motor sahibi olmanızı sağlayacağız, diye söz vermiştim. Yarın kredi işlemi için bankaya gideceğiz. Banka yetkililerinden kredi talebemiz için bir olumsuzluk olabileceğini göz önüne alarak, hep beraber banka önünde olacağız. Kredi için önce banka müdürü ile görüşeceğim. Olumsuz bir durum olması halinde, bankanın kapısında gösteri yaparak, bankaya giriş ve çıkışı engelleyeceğiz. Bu durum, bizi suçlu duruma sokabilir. İstemeyen, bu eyleme katılmak zorunda değildir” der.

GÖVDE GÖSTERİSİ İŞE YARADI

Ertesi gün tüm kooperatif üyeleri ile birlikte bankadadırlar. Balıkçılar bankanın etrafında dolanırlar. Eyce, Banka müdürüne Balıkçılık Kooperatifi İçin kredi istediğini söyler. Tabi ki tahmin edersiniz ki, baldırı çıplak balıkçılara banka müdürü kredi veremeyeceğini söyler. Eyce, müdürün odasındaki pencereyi açarak, banka müdürüne banka etrafındaki balıkçıları göstererek, “Balıkçılara bir bakın eğer siz bu krediyi vermezseniz gösteri yapacağız ve belki de senin koltuğuna oturacağız” der.

Banka müdürü anında problemi çözer Arslan Eyce’nin kendi ipoteğini kefil kabul ederek, Balıkçılık Kooperatifine 20 bin lira kredi açılır. Para alınmıştır, artık iş tekne bulmaya kalmıştır. Bu kadar zor alınan krediyi en akıllıca kullanmayı bilen Eyce, İzmir’e giderek Kooperatif adına bin bir zorluklarla star marka motorların bayiliğini alır ki balıkçı en ucuz şekilde teknesine motor sağlasın. Kılı kırk yararak fakirin fukaranın bir kuruşunu ziyan etmeden dört balıkçıyı tekne sahibi yapar Eyce…

Kooperatif üyeleri İsmet Şahin ve Abbas Türkeş adlı iki balıkçının denizde fırtınaya yakalanması sonucu Köyde bir matem olur. Tabiî ki örgütlü balıkçılar hemen ölen balıkçıların ailelerine sahip çıkıp onlara maaş bağlarlar. Bu durum Kooperatif karşıtı tefecileri hepten çıldırtır ve Arslan Eyce’ye karşı senaryolar üretmeye başlarlar. Eyce komünisttir. Kooperatife Rusya’dan paralar geliyor. Bütün bu işleri o paralarla yapıyorlar, diye dedikodu üretirler.

Ahh! Arslan Amcam sen ne güzel işler yaptın böyle.

BALIKÇILAR GÜÇLENDİ

1971 yılında Köy İşleri Bakanlığı, köy kalkınması konusunda proje yapan köylere, yurt dışına gidecek “işçi kontenjanı” veriyordu. Bu imkândan Faydalanan Eyce Balıkçılık Kooperatifi aracılığıyla yurt dışına 84 işçi gönderdi ve bu işçilerin maddi katkıları ile kooperatif EMEK ve EKMEK adında iki Trol motoru daha satın aldı. Artık baldırı çıplak balıkçılar iyice güçlenmişti.

Taşucu Balıkçılık Kooperatifi kurulduktan bir yıl sonra Kooperatif olarak Balıkçılık Festivali yapmaya karar verdiler.  

Taşucu küçük bir kasaba o yıllarda, ne bir pansiyon, ne bir otel var. Festival için Taşucu’na gelecek olan konuklar nerede kalacak? Eyce Festival öncesinden Bursa İnegöl’e giderek, 120 adet Bulgar som-yası ve yatak alır. Talep edilen kişilere dağıtılır. Ev pansiyonculuğu Böylelikle Taşucu’nda başlamış olur.

Balıkçılık Kooperatifi’nin bir yıllık çalışması sonucu, yokluk içinde olan kasabada 120 yatakla pansiyonculuğun gelişmesine öncülük eder, üreticinin emeğini değerlendirmede aracı ve tefeciden kurtulup, kooperatif aracılığıyla pazarlayarak, kazancı yüzde iki yüz arttırmış olurlar. Balıkçılar birleşerek güçlerinin ne kadar çoğaldığının farkındadırlar. Kooperatif, balıkçıların her konuda güvencesi olmuştur artık. Bir yıllık çalışmayla, kasabada pansiyonculuğun gelişmesine de öncülük yapmıştır Eyce… Festival için hazırlıklar büyük bir heyecanla başlar. Halka duyuru şöyle yapılır.

BALIKÇILIK FESTİVALİ BAŞLIYOR

“Değerli Taşucu halkı,

Emeğimizi aracı alıyordu. Her geçen gün tükeniyorduk. Karşı koyduk tefeciye. Kooperatif kurduk, güçlendik. Sosyal yöndeki boşluğumuzu kapatmak istiyoruz.

Sizi, tertiplediğimiz 2-3 Ağustos tarihlerinde 1. Balık Festivalinde görmek istiyoruz Saygılarımla

Festival Tertip Komitesi ve Balıkçı Kooperatifi Başkanı”

Böylece ilk Festival 2 Haziran 1969 yılında başlar. Festivalin en önemli bölümü denizden bir denizkızının çıkarılmasıdır. Denizkızı Taşucu sahilinde. Cumhuriyet Gazetesi muhabiri Yetil Özkan Abimizin yazdığı Deniz Kızı efsanesinin ünü tüm dünyaya yayılır. Balıkçılık festivalleri onun ile anlam kazanır.

1973 yıllarında Cem Cuma Ocaklı Denizkızı heykelini yaparak, Balıkçı Barınağına Denizkızı heykeli konur. Şu an Taşucu’nda nereye gitseniz Denizkızı sizi karşılar. Denizkızı restorant, Denizkızı taksi, Denizkızı otel, Denizkızı kafe gibi… Denizkızı artık Taşucu’nun simgesi haline gelmiştir.

1972 Yılında Cumhuriyet Gazetesi’nin Kooperatifler Şenliği özel haber ve röportajları:

Cumhuriyet Gazetesinden Kooperatifler şenliğine gelen gazeteci Bülent Dikmener ve Hikmet Çetinkaya, Festivalle ilgili haberlerin yanında, Atatürk’ün Silifke Tekir çiftliği köylüleri ile kurduğu Tarım Kredi kooperatifinin de sağ kalmış ortakları ile röportaj yaptılar. Bu röportajdan sonra Balıkçılık Kooperatifi’nin “Emek” ve “Ekmek” trol motorları ile iki gün denize açılan Bülent Dikmener ve Hikmet Çetinkaya yaptıkları “Balıkçının türküsü” röportajı ile Türk Dil Kurumu ödülünü aldılar.

Çocukluk yıllarımın en güzel günleriydi o festivaller. 1969’dan 1994 yılına kadar Balıkçılık Kooperatifinin yaptığı Festivalleri daha sonra, Taşucu Çevre Festivali adıyla her yıl Taşucu Festival Alanı'nda düzenlenmekteydi. Sonradan adı değişse de, en son 2014 yılında gerçekleşen festival, arada bazı nedenlerle yapılmamış olsa da 46 yıl sürdü. 2015’te Büyükşehir Yasası ile Taşucu’nun belediyelikten çıkartılması ve mahalle yapılması nedeniyle son buldu. Artık ne Balıkçılık Kooperatifimiz, ne festivallerimiz ne de Denizkızımız kaldı! Hepsini yok ettiler.

BAŞARI KARŞILIKSIZ KALMADI

Eyce’nin verdiği bu toplumsal savaş ve başarı, Milliyet gazetesinin 1975 yılında bir kooperatifin öyküsü yarışmasında da Taşucu Balıkçılık Kooperatifi bu yarışmaya katılan kooperatifler arasında başardığı hizmetler ile Karacan ödülünü kazandı. Ayrıca Kooperatifin bu başarısından etkilenen Ege ve Karadeniz'deki balıkçılar yanında Eğridir Gölü, Akhisar'da bulunan Gölmarmara, Bursa Apollon Gölü, Söke’deki Bafa Gölünün kamulaştırılması ve Karadeniz Bölgesi Balıkçılarının kooperatifleşmesinde önemli katkısı olmuştur. Eyce, bu başarılarından dolayı İçel Kooperatifler Birliğinde 15 yıl başkan 9 yıl Konfederasyon olan Köy-Koop’da 1973-1980 arasında aktif Genel Başkan yardımcılığında bulunmuştur.

KOOPERATİFLERDE DARBE ALDI

1980 Yılında 12 Eylül darbesi, kooperatifçilik köylüyü devlete karşı örgütlüyor imajı ile 12 Eylül Askeri Yönetimi Köy-Koop üzerinde acımasız bir baskı kurarak Köy-Koop yönetiminden yöneticilerin tutuklanması ve bu baskının Köy-Koop Kooperatiflerine kadar yansıtılması kurulmuş olan kooperatiflerden üreticinin uzaklaşmasına neden olmuştur.

Bu olumsuz gelişmeler, son derece başarılı olmuş Taşucu Balıkçılık Kooperatifi üyelerini de korkutmuş, kooperatiften uzaklaşmalarına ve soğumalarına neden olmuştur. O günlere kadar 150-200 ortağı ile düzenli genel kurul yapan Taşucu Balıkçılık Kooperatifi, 12 Eylül 1980’den sonra ciddi bir bunalıma girmiş, kooperatif Genel Kurul yapmak için çoğunluğu sağlayacak üye sayısına ulaşamamış, mevcut yönetim birçok çareye başvurmuş olmasına rağmen, geçmişte büyük başarılara imza atan kooperatif, maalesef 12 Eylül’ün olumsuzlukları ile birlik beraberliği yok olmuştur.

VAKIF KURULUYOR

Kooperatif hukuki durumunun ortadan kalkması durumuna gelmiş olması kooperatifin kurucu ortaklarını bir çözüm bulunmasına yönlendirerek bir araya gelen kurucu ortaklar kooperatifi kapatarak mal varlığını bir vakıf kurarak, malları vakfa bağışlama konusunda fikir birliği oluşmasına neden olmuştur. Kooperatif yönetimi bir vakıf yönetmenliği hazırlayarak, Taşucu Eğitim ve Doğal Hayatı Koruma Vakfı Kurulmasına karar vermiştir.

AMPHORA MÜZESİ

1992 Yılında Taşucu Eğitim Ve Doğal Hayatı Koruma Vakfını Kuran Eyce kendisine ait olan Amphora koleksiyonunu da kurulan vakıfa bağışlamış, bağışlanan amphoralardan oluşan koleksiyon 1997 yılında Resmi müze statüsü kazanmıştır. Yani Eyce, Taşucu Arslan Eyce Amphora Müzesini de kurar. Eyce isteseydi, milyarlarca lira değeri olan bu Amphora koleksiyonunu satarak lüks içinde yaşayabilirdi ama o kendini bu müze ile ölümsüzleştirdi.

İHTİYAÇ SAHİBİ ÖĞRENCİLERE BURS

Kurduğu vakıfta Eyce, fakir ve yoksul öğrencilerin ilköğretim ve üniversitede eğitimlerini sürdürmede burs yardımları başlatmış İlköğretime yönelik 3.sınıftan 8. sınıfa kadar fakir öğrencilere tam 14  yıl boyunca matematik, Türkçe, İngilizce, Fen Bilgisi, müzik, resim dersleri ayrıca 15 ünitelik bilgisayar laboratuarı açarak öğrencilerin başarılı olmasında önemli katkı sağlamıştır. Taşucu 2011 yılında AKP Belediye başkanlığı döneminde, kurduğumuz bu eğitim öğretim merkezimiz kapattırılarak, yerine cenaze yıkama kursu ve kuran öğrenme kursu açıldı.

BALDIRI ÇIPLAKLAR NELER YAPTI?

1968 yılında bir avuç baldırı çıplak balıkçı ile yola çıkan Eyce Balıkçılık Kooperatifi öyküsünü Taşucu Eğitim ve Doğal Hayatı Koruma Vakfına dönüştürerek hizmetine durmadan devam ettirmiştir. Buraya kadar Balıkçılık Kooeratifi, Festivaller, Müzeyi anlattık. Arslan Eyce bir tek bunlarla uğraşan biri değildi Eyce çok yönlü bir aydındı. İçinde yaşadığı toplumun her bir derdini kendine dert edinmiş biriydi.

ÇEVRECİ EYCE

Arslan Eyce, Türkiye’nin ilk nükleer karşıtı aktivistidir. 1976’da Taşucu yakınlarında bulunan Akkuyu’da nükleer santral kurulması çalışmalarına karşı Milliyet gazetesinden Ömer Sami Coşar ve Örsan Öymen’in desteğiyle Akkuyu nükleer santralına karşı harekete geçti. Arslan Eyce’nin Başkanı olduğu Taşucu Balıkçılar Kooperatifi, Köy Koop ve İÇKO Birlik Genel Kurullarında, “Akkuyu’ya Nükleer Santral Yapılmasına Karşıyız” kararı alındı. Arslan Eyce’nin İÇKO Birlik yayını olarak 1978 yılında yayına başlayan “Akdeniz’e Nükleer Saldırı” kitabıyla, Turhan Selçuk tarafından çizilen nükleer karşıtı afişler basılarak yörede dağıtılması, Örsan Öymen’in Milliyet Gazetesi’ndeki köşesinde sürekli Akkuyu’yu işlemesi sonucunda yöredeki tüm demokratik kitle örgütleri ve TMMOB gibi ulusal çapta örgütlü olan belli başlı kuruluşlar konuya sahip çıkmaya başladılar.

Akkuyu’da kurulacak Nükleer santral ile Yeşilovacık’ta yapılan limana karşı, Akdeniz Fokları için mücadele verdi. Akdeniz Foklarının yaşam alanlarının yok olmasına karşı dik duruş sergiledi.

Akdere’de kurulan Çimento Fabrikasına, Balık çiftliklerine, Maden Ocaklarına, Taş Ocaklarına, kurulması düşünülen Tersaneye, Hes’lere, Termik Santrallarına, denizlerdeki yanlış avlanma ve trollere karşı ve Göksü Deltası’nın korunması ve uluslararası koruma bölgesi olmasında yine Arslan Eyce ismi hep en önde yer almıştır.

Doğa ve Emek Savaşçısı Eyce, ömrünün son günlerinde yine bıldırcınlarını doğaya bırakmaktan söz ediyordu, ölümünden birkaç ay önce tıpkı Nazımın..."yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin, hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil, ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için, yaşamak yani ağır bastığından" da dediği gibi… Eyce 80 yaşında  de ağaç dikiyordu…

Her daim önderimiz olmuş; Doğa Savaşçısı Eyce unvanını almıştır.

ARTIK OĞUL EYCE VAR…

Arslan Eyce, 23 Mart 2018 Cuma günü 82 yaşında aramızdan ayrıldı... Eyce’nin bıraktığı bu muhteşem hazinenin korunmasında gelecek kuşaklara aktarılmasında üstümüze düşen görevi canla başla yapmaya gayret ediyoruz. Oğlu Mustafa Devrim Eyce, o da basası gibi bir doğa savaşçısı... Babasının bıraktığı yerden meşaleyi aldı ve daha üst noktalara taşımak için mücadelesini sürdürüyor…

 
Etiketler: EYCE, İLE, GEÇEN, 22, YIL…,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Alıntı Yazarlar
Anketler
Sitemizin çalışmalarını nasıl buldunuz ?
Sayfalar
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı